Deseo que esta semana esté llena de muchas cosas buenas,lindas y de muchas bendiciones para tu vida.gracias por compartir una semana más con esta amiga que te quiere mucho.
MRB vivala senin profilin yeter trabzonlu olduğun kesın gibi yinede soruyorum sen trabzonlumusun benim adım ahmet seninle tanişmak isderim bende bir trabzon hayranıyım hemde farozlu neymiş benim yanımda okadar severım ayrıca sana beşiktaşlı bırı bişe laf atmış cevapını hemen ver ok istanbul takımları son zamanlarda biraz gendilerıne gelmeye başladı ama bundan sonra sanmam cüngü onları esgisıgibi yine evire cevire katlayıp yollarız ok selamlar
Aşk… Dünyadaki en güzel kelime… Sevme işinin en güzel tarafı… Tek taraflı olanı… Vuslata ermemektir aşk… Bedenin sevda yangınıyla yanmasıdır… Günden güne eriyip tükenmektir “AŞK”… Her gün biraz daha tükenmektir aşk… Unutmak değil, unutulmamaktır aşk… Sevda uğrunda gerekirse can vermek değil, yar için hayata tutunmayı bilmektir aşk…
Gönlün yar için çırpınıp durur eğer âşıksa… Bir gönüle sultan olmak ne güzel; bir gönüle padişah olmak… Bir yaraya merhem olmak ne hoş; bir aşığa bade sunmak! Bir kalbi aşk ile terbiye etmek kadar güzel bir şey var mıdır?
İnsan, hayatı boyunca birçok gönül keşfine çıkar… Her insanda vardır bu… İnsanlığın mayasıdır “Aşk”… Tüm kâinatın yaratılmasının sebebidir “Aşk”… “Yaratılanı severiz; Yaratan’dan ötürü”dememiş mi Yunus? Hayatın her yerindedir “Aşk”. Güneşin doğuşunda; batışında, gecenin gündüzle olan koşuşturması aşktan değil midir? Denizin böyle durmadan dalgalanması sahile olan aşkının sonucu değil midir? Yine güneşin durmadan ışık saçması aşkın sonucu değil midir? Pervanenin sonu ölüm de olsa ışığa yönelmesi “aşk” değil midir?!
Ah… Aşk… Dünya denilen sınav yerinde geçilmesi en zor imtihan… Seven için en cefalı yoldur; fakat bir o kadar da mutlu edici bir yoldur… Aşk sarhoşu bir gönül cefa içinde bile sırf Gül’den geldiği için cefaya razı olur… Ve onu “Sefa” olarak görür… Öyle ki kendisi üzülse hiçbir şey olmaz ama yâri üzülse dayanamaz… Kahrolur bülbül… Gül’e cefa çektirmektense kendi Gül’ün halesiyle ölmeye razı olur… Yeter ki O’na bir şey olmasın; kendine olsa ne olur, olmasa…
Aşk… “Sarmaşık” kelimesi bundan türemiştir. Şundan dolayıdır ki aşk tohumu bir bakışla yüreğe düşer. Sonra o tohum yârin gülüşü; yârin bakışı ile gün geçtikçe büyür… En sonunda sarmaşık gibi kaplar insanı aşk… İnsanın aklını emer; divaneliğe sürükler Mecnun gibi… Ferhat gibi umut olmadan da dağı deldirendir aşk… Bedeni sarmalayıp; aklı içinden çıkarıp yüreğin “Yar” , “Yar” diye atıp coşmasını sağlayandır aşk…
Deliliğin başlangıcıdır o ilk bakış; yani aşkın tohumunun çimlenmesi… İnsan sevdiğini düşünmekten kendini bilemez; kendini bilemezse çevresini bilemez… Sevenini her şeyde görür… Her şeyi sevdiği görür; her şeyden onunla anlam çıkarır… Cümleler onsuz cümle değildir; onun isminin geçtiği her şey güzeldir. Bir gülüşü ise ömre bedeldir!